‘Cereyanlar’ kitabında yapılan yanlışlar üzerine

cereyanlar-kitabinda-yapilan-yanlislar-uzerine-303816-5
 Handan KoçBirgün / 15.06.2017
Elbette siyasal tarih yazımı bu hareketlerin içinde yer alanların değil, ona dışarıdan bakanların işidir. Ama burada iyi işleyen bir yöntem olmalı ve anlatıcı kendi eforuna ve çevresine bu kadar güvenmemeli.
Bu yazıyı Tanıl Bora’nın “Cereyanlar” isimli kitabı hakkında sınırlı ve öznel bir eleştiri yapmak üzere yazıyorum. Kitabın ‘80 sonrası feminist hareketten bahis edilen bölümünü birkaç kez dikkatle okudum. Diyebilirim ki ne kendimizi ne fikirlerimizi tanıyabildim. Bunun üzerine en azından birkaç düzeltme yapmayı gerekli gördüm. İtirazlarımı ya... Okumaya devam et >>

Uzun sürecek bir Hayır

uzun-surecek-bir-hayir-272365-5

 

Handan Koç / Birgün-13.04.2017

AKP vatandaşlık haklarımızı elimizden almak, rejimi kökten değiştirmek istiyor. Yaparlar mı yaparlar. Peki, karşılarında direnen olur mu? Elbette olacak! Bize, koşulsuz itaat edeceğimiz bir reis ve onun uydusu reisçikler öneriyorlar. Kadınlar olarak birlikte Hayır! diyoruz. Ayrıca şahsen benim iftiracı, kaba, zalim ve sürekli kandırıldım diyerek bizleri kandırmaya çalışan biri tarafından yönetilmek ağırıma gidiyor.

Peki, Türkiye’nin her kesiminden kadınların AKP ye direnmek için hayati sebepleri var mı? Var bence. Kürtaj tartışmaları sırasında “Anası tecavüze uğruyorsa neden çocuk ölsün, günahı ne? Anası ölsün öyleyse“ ifadelerini kullanarak kadınlara olan bakış açısını bir kez daha dile getiren Melih Gökçek‘i ya da kız çocuklarının cezaevindeki tecavüzcüleri ile evlendirilmesi konusunda büyük ga... Okumaya devam et >>

Devlete unuttuğunu hatırlatıyoruz: Cinsel istismar suçtur!

Handan Koç – Birgün Pazar -  20 Kasım 2016

Meclise sunulması beklenen bir Anayasa değişikliği var ve bunun bir rejim değişikliği teklifi olmasını bekliyoruz. Zaten meclis seçilmiş vekillerini bile koruyamaz halde. O arada iktidarın kadınlar hakkında nasıl düşündüğünü ortaya seren “ahlaksız bir teklif” meclise geldi.

kadinlardan-tecavuzu-aklayacak-yasaya-hayir-19112016-005007Hükümet “cebir, tehdit, hile veya iradeyi etkileyen başka bir neden olmaksızın 16.11.2016 tarihine kadar işlenen cinsel istismar suçunda, suça maruz kalan kadın ve çocuk ile failin evlenmesi durumunda cezasızlık öneren bir düzenlemeyi “ meclis te onaylatarak yürürlüğe koymak üzere iken gelen itirazlarla küçük bir tökezleme geçirdi.Tasarı iki gün sonra tekrar görüşülecek, yasalaşırsa küçük çocuklarla cinsel ilişkiye giren erkekler, bu kız çocukları ile evlenince cezaalmaktan kurtuluyor olacaklar. Çocuklara... Okumaya devam et >>

Erdoğan’ın sözleri cinsiyetçiliktir!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Iğdır’da kendisini konvoya sırtını dönerek protesto eden kadınlara, “Şimdi geliyorum çok enteresan şurada bir grup, affedersiniz edebim müsaade etmiyor tabi de, sırtlarını dönerek işaret yapıyorlar” demişti.

2 Haziran 2015 tarihinde IMC TV’de yayınlanan Banu Güven’le Artı Haber’e konuk olan feminist yazar Handan Koç Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sözlerini değerlendirdi.... Okumaya devam et >>

Derviş’in Amerikalı eşi bizi bozmaz, bizi bozan piyasalar!

e0301

Handan Koç – Pazartesi - Sayı 76 – Temmuz 2001

Mart ayında hayatımıza sokulan Kemal Derviş eşiyle birlikte Türkiye’yi gezmeye başladı. Mutlu bir çift görüntüsü sergiliyorlar. Oysa Derviş’in hızlandırdığı ekonomik program memlekette pek mutlu insan bırakmayacağa benziyor.
Siyasi liderler yurtiçi veya dışı ziyarette bulunurken, eşleri de misafir gittikleri yerin önemli kişilerinin eşleriyle tarihi çarşı, müze, çocuk bakını yurdu vs. gezerler. Derviş çiftimn Anadolu gezilerinde de böyle oluyor. Gaziantep ziyaretleri sırasında. Bayan Derviş bir işyerinden gümüş tepsi alırken yaşanan izdiham nedeniyle bazı eşyaların zarar görmesi üzerine esnaftan özür dilemiş.

Ben de esnafım. Düşündüm Dervişler bizim oraya ziyarete gelse ne yaparım diye. Yazar kasa eylemi yapmak en iyisi olur diye karar verdim. Ya ayaklarının di... Okumaya devam et >>

Handan Koç: Kadınların mücadelesini durduramayacaklar!

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA – POLİTİK ART – 11 Mart 2015

Kadınlar dünyanın her daim hem emekçileri hem de yoksullarıdır. Bu yoksulluk açık, ölçülebilir ve net bir durumdur. Ama ilginç olan şudur ki; kadınlar ‘biz de varız’ diye isyan edene kadar ne emek tarihinde kendilerine yer bulabilmişlerdir ne de yoksulluklarından söz edebilmişlerdir. 

yur5Geçmişten günümüze kadının emek mücadelesi üzerine bir yazı yazmaya çalışacağım. Benden böyle bir şey istenmesinin iki sebebi olmalı: Önümüz 8 Mart ve ben bir feministim… 2007 yılında Beyhan Demir’le Pazartesi Dergisi Emek Dosyası hazırlamıştık. Kapağındaki sloganımız hem duygularımı anlatıyor hem de çerçevemi ve sorularımı içeriyor .

“Kadınlar yoksulların en yoksulu, emekçilerin de kölesi. Kadın emeği ya en ucuz, ya bedava. Neden?”

Kadınlar yoksuldur

Kadınların dünya zenginliklerinin ne ... Okumaya devam et >>

Feminizmin yeni yüzyılı için geriye bir bakış*

423418(*Handan Koç’un Nota Bene Yayınları tarafından 2013 yılında yayınlanan 21. Yüzyıl Feminizmine Doğru-Neoliberalizmin Ötesinde Bir Kadın Hareketi İçin Tartışmalar adlı derlemedeki makalesidir…)

Bu yazıyı ağırlıkla, geçmiş 30 yıl boyunca, Türkiye’de feminist hareketin temel mücadele alanlarının neler olduğu, hangi temaların ağırlıklı olarak politikleştirildiği ve bu bakımdan, hem katkıların hem de ihmal edilen alanların/sorunların varlığı hakkında gerekçeleriyle birlikte neler söylenebileceği sorusuna cevaben kaleme alıyorum.

Türkiye’de ikinci dalga feminizmin başlangıç tarihi olarak 1982 senesini almak ve hareketin 30 yılından bahsetmek gerçekten anlamlıdır. Neden diye soracak olursanız, kadın kadına bir feminist yayın yapmayı amaçlayan bir çalışmanın başlangıç tarihi olarak Şubat 1982 tarihi kayıt altındadır da ondan.... Okumaya devam et >>

Feminist Olarak Türkiye‘ye Bakmak *

page_sosyalist-feminist-kolektif-basortusunun-ilkokula-indirilmesi-akpnin-kadinlara-yonelik-son-saldirisi_231708618

Feminist Olarak Türkiye ‘ye Bakmak. (*)

Handan Koç - (Ankara / WOCMES-2014)

Bu konuşmayı hazırladığım günlerde önemli bir seçim oldu. Türkiye de 12 yıldır başbakanlık yapan Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanlığına seçildi. Türkiyeli feminist, sosyalist, özgürlükçü, sekuler pek çok insan gibi bu sonuç beni de üzdü. AKP klasik İslamcı bir partiden koparak kendine muhafazakâr demokrat sıfatı seçtiği deklarasyonu 2002 de yaptı. Parti erkek egemenliğinin geleneksel-dinsel biçimi ile sürmesine taraftar olan ve neo-liberal sisteme ko... Okumaya devam et >>

Understanding Neoliberalism and New Conservatism in Middle East: Turkey Experience and Prospects for Feminism

kurtaj-hakk-eylemi-3-haziran-2012-28

WOCMES- World Congress for Middle Eastern Studies

Handan Koç  – (ANKARA 2014)

Understanding Neoliberalism and New Conservatism in Middle East: Turkey Experience and Prospects for Feminism

As I was preparing this talk, an important election was held in Turkey. Recep Tayyip Erdoğan, who has been the prime minister for the last twelve years, was elected as president. Along with many other people I was saddened by the results of the election. In 2002, the Justice and Development Party, known as the AKP, declared itself to be a conservative democratic party, breaking away from its classic Islamist roots. Then elected. Was it obvious that there would be negative results in terms of the social politics of gender? It was. But in the beginning, the AKP received encouragement from nearly every segment of society, including the Kurdish and Turkish opp... Okumaya devam et >>

Savaş ortamındayız ‘Kabataş’ da bir mermi

ömüriki

Kadına karşı erkek şiddetinin, kadın cinayetlerinin, zorla evlendirilen çocukların arttığı bir dönemde, 8 Mart öncesi, Tükiye’nin en ateşli tartışmalarından biri Kabataş olayı oldu. Başbakan kürtajdan, inanmadığı kadın-erkek eşitliğinden, kaldığımız evlerdeki cinsiyet dağılımından kafasını kaldırıp, Gezi olayları sırasından Kabataş’ta yaşandığı iddia edilen toplu taciz olayını ağzına dolayınca ‘kadının beyanı esastır’ ilkesi de tartışmaya açılmış oldu.

Bir tarafta, ‘ilkeyi yargı hükmüyle eşdeğer’ görenler, bir tarafta ‘bakın gördünüz mü demek ki esas değilmiş’ diyenler, diğer tarafta ise ‘söylemimizi araçsallaştırma’ diyen feministler.

‘Muhafazakarlığa Karşı Feminizm’ kitabının yazarı, feminist Handan Ko... Okumaya devam et >>

8 Mart: Güldünya’nın ülkesinde ejderha dövmeli kızlar olalım!

490-250Güldünya Tören’in toplumun yazılı olmayan kurallarına karşı çıktığı için öldürülmesinin üstünden sekiz yıl geçti. Güldünya arkasında bir çocuk bıraktı. Onu annesinin katilleri olan ailesine emanet ettirmekte sakınca olmadığını söyleyen, sığınaklara gerek olmadığını söyleyen, devrin kadından sorumlu bakanı Güldal Akşit’ti. Kendisi bugün bakan değil ama AKP Kadın Kolları başkanı. Güldünya’nın çocuğunun babası Servet Taş, 14 Ekim 2011′de sokak ortasında kurşuna dizilerek öldürülmüştü. Milletinin örfüne töresine uygun davranarak kız kardeşini genç yaşında aile kararı ile öldüren Ferit Tören geçtiğimiz günlerde cezaevinde öldü. Güldünya Tören kendine göre bir hayat kurmak istediği için öldürülmüştü. Öldürüldüğünde hastanedeydi ve kapısında polis bekliyordu. Güldünya sadece çocuğuna kendi başına sahip çıkmak, yani iş ve öz... Okumaya devam et >>

Gezi direnişi ve kadınlar

Gezi Direnişi Üzerine Düşünceler, Nota Bene Yayınları, Ekim 2013

Gezi direnişinin  tartışılamaz üç özelliği var: Baş düşmanı hükümet ve başbakan. Büyük ve kendiliğinden bir halk hareketi ve kadınların her açıdan damga vurduğu bir hareket. AKP yi ve temsil ettiği şeyleri sevmeyen, benimsemeyen her yaştan ve sınıftan kadınların Mayıs ın son gününden itibaren biberine, gazına aldırmadan nasıl büyük bir hevesle meydanlara  aktığını herkes gördü..  Gezi’nin ve Taksim meydanının biber  gazı kapsülleri ile adeta dövüldüğü her bir anda bir politik parti, bir etnik hareket veya bir sivil toplum hareketinin “gömleğini” giymemiş ama şehrinin ağa... Okumaya devam et >>

Kurtlar Vadisi’nde kapışma

kurtlar-vadisi

Bu yılın en çok seyredilen dizisi olan Kurtlar Vadisi tatilden önceki son bölümünde seyircisine birçok merak uyandırıcı sürprizler hazırlamıştı. Ama dizi ekibinin yaşadığı fırtına bu bölümünün yaratacağı etkinin önüne geçti.

Hürriyet Gazetesi’nin başköşesinde “Kurtlar Dergahı” spotu altında, dizinin başrol oyuncusunun zikir yaparken fotoğrafı yer aldı. Haber, dizinin senaristi Raci Şaşmaz ve ağabeyi olan başrol oyuncusu Necati Şaşmaz’ın Kadiri Tarikatı’nın başı olan Abdülkadir Şaşmaz’ın oğulları olduğunu açıklıyordu. Tarikat fotoğraflarında Şaşmaz kardeşleri Tayyip Erdoğan’ın basın danışmanı Ahmet Tezcan’la birlikte görmek de mümkündü. Dizide ilk kriz aylar önce çok hayranı olan bir karakterin ... Okumaya devam et >>

Ali Rıza Demircan kadınlardan özür diliyor…

 

23.02.2011 – CNN Türk Tarafsız Bölge Programı

CNN Türk’de yayınlanan Ahmet Hakan’ın sunduğu Tarafsız Bölge Programı’nda Ali Rıza Demircan “Dekolte ve Taciz” konulu tartışmada geçmişte kitaplarında yer verdiği görüşler için tüm kadınlardan özür diliyor…

Programın konukları: Handan Koç – Hidayet Şefkatli Tuksal- Ali Rıza Demircan... Okumaya devam et >>

Handan Koç’la türban üzerine

Sadana-da-turban-eylemi-2902264_oon dönemde türban sorunu YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın üniversitelerde türbana yeşil ışık yakan açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Türban özgürlük mü, tercih mi, dogma mı? Siz bir feminist olarak türban hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türban tartışmalı  bir terim.   Türban, başörtüsü, tesettür bir tür örtünmeyi anlatıyor. Ben Türkiye’de kadın özgürlüğü açısından tehdit unsuru olan” örtünme “den tesettür olarak bahis etmek gerektiğini düşünüyorum. Buna tesettür denmeli çünkü herhangi bir saç örtme veya giysi biçimi değil, bütünü olan bir şeyin parçası söz konusu.  O bütün de İslamcı ideolojidir. Bizler bir tür İslam yorumunun kadınlar tarafından uygulanması ile karşı karşıyayız. Bu kuran da yeri olduğu söylenen bir öğüt ve Hanefi mezhebinden olanların özellikle savunduğu bir uygulama. Ama kadınlar tarafından uygulanmasını sağlayan ve bunu kadınların yaşam... Okumaya devam et >>

“Muhafazakârlığa Karşı Feminizm”: Düşmanı tanımak önemlidir

Express-132-735x1024Yazı hayatına 1987’de Feminist dergisiyle başlayan Handan Koç, yeni kitabı “Muhafazakârlığa Karşı Feminizm”de son on yılın iktidarına, benimsetilmeye çalışılan ahlâk anlayışına karşı el yükseltirken, Büyük Doğu’dan Sızıntı’ya, Gazali’den Said Nursi’ye geniş bir arşiv çalışmasıyla İslâm’ın kadına bakışını feminist bir adalet terazisine oturtuyor. Feminist dergisi nüshalarının 25. yıl vesilesiyle tıpkıbasımının editörlüğünü de üstlenen Handan Koç’la çeyrek yüzyılın muhasebesini yaparken bugünün temel ve acil sorularının şifrelerini de aradık. Express’in son sayısından naklen…

Feminist Dergisi’ni çıkardığınızda kaç yaşlarındaydınız?

Handan Koç: Dergide yer alanların çoğu ‘57-’61 kuşağıdır. 30 yaşından küçük, 20 yaşından biraz büyük kadınla... Okumaya devam et >>

O kadar kolay geri dönmeyiz!

Sendika.Org: Siyasal İslam’ın son dönemde kadın düşmanlığını tırmandırmasının ardında hangi dinamikler var?

Handan Koç: Türkiye malum sistem olarak merkezi bazı düzenlemelerini- bunların dayandığı değerleri kaybetmiş durumda: mesela milli eğitim, mesela ulusal sağlık sistemi, mesela hukuk sistemi. Eskisi iyi miydi tartışması başka ama şunu soralım, eskisi dağıtıldı mı? Dağıtıldı. Kim tarafından? Bu hükümetin temsil ettiği güçler tarafından. E ne yapacak yeni bir şey kuruyor, kurabiliyor, bunu gösteriyor, bunu yapıyorlar. Kürtaj cinayettir açılımının arkasında bu süreci görüyorum ben. Dolayısı ile egemenlerin sözcüsü durumundaki Başbakan her alanda en ileri sözünü söylüyor. Bu yüzden milleti ve değerlerini temsilen ve onu yeniden kurma iddiası olan kurucu bir dille konuşuyor. Başbakanın “kürtaj” açılımından sonra: Konu ile ilgili ilk yazısına Ali Bulaç “Kürtaj hak mı, cinayet mi?” diye başlık atmış ve lafa şöyle başlamıştı: Kürtaj konusunun gündeme gelmiş olması iyi oldu. Mevzii alanlarda ve zaman zaman tartışıla... Okumaya devam et >>

İzmir’in “Tenekeli Mahalle”si

490-250Handan Koç, Heyamola Yayınları’nın “izmirim serisi”‘nden yayınlanan Bizim Mahalle Teneke Mahalle‘nin yazarı Gönül İlhan ile “Romanlar anlatılmazsa, en güzel renklerinden birisi eksik kalacaktı çünkü İzmir’in ve de ‘izmirim Serisinin’ sözleriyle andığı Teneke Mahallesi hakkında konuştu. Röportaj Mesele dergisinin Ocak sayısında yayınlandı.

İzmir’in semtleriyle ilgili bir kitap dizisi yapmak nasıl bir fikir ve kimden çıktı?

Heyamola Yayınları’nın projesiydi bu. Önce, İstanbul’un 80 semtinin 80 yazar tarafından anlatıldığı “istanbulum” dizisi yayınlandı. Sonrasında, Ömer Asan ve Fergül Yücel’in bizi aramasıyla, İzmir’in semtleri için başladı aynı çalışma. 41 kitaptan oluşan “izmirim” serisinin yayınlanmasını, Trabzon’u anlatan 22 kitap izledi. Şimdi... Okumaya devam et >>

Akif Beki ne dedi?

akif-beki11Akif Beki son haftalarda feminizmle ilgili bazı değerlendirmeler yaptı. Türkiyeli bir feminist olarak bazılarına değinmek bana bir mecburiyet gibi göründü. Bu yazıların beni ilgilendiren kısmı feminizmle ilgili olarak ortaya attığı iddiaların fikri boşluğu değil, rahatsız edici şekilde gerçek dışı bilgiler imal etmeye çalışması.

Akif Beki çeşitli özellikleri ile ele alınabilecek bir kişi. Biz onu bir gazeteci olarak tanımak değerlendirmek durumundayız. 1990 yılında henüz 19 yaşında bir üniversite öğrencisi iken Zaman gazetesinde muhabir olarak çalışmaya başlamış.

1998’de Kanal 7’nin Washington temsilciliğine atanmış. Onu Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) kuruluşu sonrası Recep Tayyip Erdoğan’ın basın sözcüsü olarak izledik. İndus Vadisi’nin İncirleri ve Kara Liste isimli iki romanı olan Beki, Başbakan’... Okumaya devam et >>

2011 seçimleri öncesi feminist olmak

490-303Bu seçimlere ülkemizin siyasal tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yasarken girdiğimizi söylemek abartı olur mu? Bence olmaz. En azından böyle ikiyüzlü ve ağır bir politik baskı mekanizması altında yaşandığını hiç hatırlamıyorum. Oysa 12 Eylül 1980 de 19 yaşında devrimci bir öğrenciydim. Durumu böyle görmenin bir analiz kıymeti yok bu özgürlükçü insanlar için malumu ilan etmek bence. Ama mizah dergileri dışında hiçbir büyük medya gücü bu despotizmi merkezine almıyor. Neden diye sorup düşünmek zorundayız.

Son üç yıl içinde geliştirilen terör suçlusu uygulamaları hükümet aleyhtarı olan pek çok kişiyi açıkça hedef aldı.  Ama daha fenası bu uygulamalar bu ülkede yasayan her turlu aykırı düşünce sahibi insanı tehdit ediyor . Son yıllarda televizyonlar, gazeteler ve sokaklar yeni iletişim araçlarının model ve t... Okumaya devam et >>