Handan Koç: Kadınların mücadelesini durduramayacaklar!

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA – POLİTİK ART – 11 Mart 2015

Kadınlar dünyanın her daim hem emekçileri hem de yoksullarıdır. Bu yoksulluk açık, ölçülebilir ve net bir durumdur. Ama ilginç olan şudur ki; kadınlar ‘biz de varız’ diye isyan edene kadar ne emek tarihinde kendilerine yer bulabilmişlerdir ne de yoksulluklarından söz edebilmişlerdir. 

yur5Geçmişten günümüze kadının emek mücadelesi üzerine bir yazı yazmaya çalışacağım. Benden böyle bir şey istenmesinin iki sebebi olmalı: Önümüz 8 Mart ve ben bir feministim… 2007 yılında Beyhan Demir’le Pazartesi Dergisi Emek Dosyası hazırlamıştık. Kapağındaki sloganımız hem duygularımı anlatıyor hem de çerçevemi ve sorularımı içeriyor .

“Kadınlar yoksulların en yoksulu, emekçilerin de kölesi. Kadın emeği ya en ucuz, ya bedava. Neden?”

Kadınlar yoksuldur

Kadınların dünya zenginliklerinin ne ... Okumaya devam et >>

Savaş ortamındayız ‘Kabataş’ da bir mermi

ömüriki

Kadına karşı erkek şiddetinin, kadın cinayetlerinin, zorla evlendirilen çocukların arttığı bir dönemde, 8 Mart öncesi, Tükiye’nin en ateşli tartışmalarından biri Kabataş olayı oldu. Başbakan kürtajdan, inanmadığı kadın-erkek eşitliğinden, kaldığımız evlerdeki cinsiyet dağılımından kafasını kaldırıp, Gezi olayları sırasından Kabataş’ta yaşandığı iddia edilen toplu taciz olayını ağzına dolayınca ‘kadının beyanı esastır’ ilkesi de tartışmaya açılmış oldu.

Bir tarafta, ‘ilkeyi yargı hükmüyle eşdeğer’ görenler, bir tarafta ‘bakın gördünüz mü demek ki esas değilmiş’ diyenler, diğer tarafta ise ‘söylemimizi araçsallaştırma’ diyen feministler.

‘Muhafazakarlığa Karşı Feminizm’ kitabının yazarı, feminist Handan Ko... Okumaya devam et >>

Handan Koç’la türban üzerine

Sadana-da-turban-eylemi-2902264_oon dönemde türban sorunu YÖK başkanı Yusuf Ziya Özcan’ın üniversitelerde türbana yeşil ışık yakan açıklamalarıyla yeniden gündeme geldi. Türban özgürlük mü, tercih mi, dogma mı? Siz bir feminist olarak türban hakkında ne düşünüyorsunuz?

Türban tartışmalı  bir terim.   Türban, başörtüsü, tesettür bir tür örtünmeyi anlatıyor. Ben Türkiye’de kadın özgürlüğü açısından tehdit unsuru olan” örtünme “den tesettür olarak bahis etmek gerektiğini düşünüyorum. Buna tesettür denmeli çünkü herhangi bir saç örtme veya giysi biçimi değil, bütünü olan bir şeyin parçası söz konusu.  O bütün de İslamcı ideolojidir. Bizler bir tür İslam yorumunun kadınlar tarafından uygulanması ile karşı karşıyayız. Bu kuran da yeri olduğu söylenen bir öğüt ve Hanefi mezhebinden olanların özellikle savunduğu bir uygulama. Ama kadınlar tarafından uygulanmasını sağlayan ve bunu kadınların yaşam... Okumaya devam et >>

“Muhafazakârlığa Karşı Feminizm”: Düşmanı tanımak önemlidir

Express-132-735x1024Yazı hayatına 1987’de Feminist dergisiyle başlayan Handan Koç, yeni kitabı “Muhafazakârlığa Karşı Feminizm”de son on yılın iktidarına, benimsetilmeye çalışılan ahlâk anlayışına karşı el yükseltirken, Büyük Doğu’dan Sızıntı’ya, Gazali’den Said Nursi’ye geniş bir arşiv çalışmasıyla İslâm’ın kadına bakışını feminist bir adalet terazisine oturtuyor. Feminist dergisi nüshalarının 25. yıl vesilesiyle tıpkıbasımının editörlüğünü de üstlenen Handan Koç’la çeyrek yüzyılın muhasebesini yaparken bugünün temel ve acil sorularının şifrelerini de aradık. Express’in son sayısından naklen…

Feminist Dergisi’ni çıkardığınızda kaç yaşlarındaydınız?

Handan Koç: Dergide yer alanların çoğu ‘57-’61 kuşağıdır. 30 yaşından küçük, 20 yaşından biraz büyük kadınla... Okumaya devam et >>

O kadar kolay geri dönmeyiz!

Sendika.Org: Siyasal İslam’ın son dönemde kadın düşmanlığını tırmandırmasının ardında hangi dinamikler var?

Handan Koç: Türkiye malum sistem olarak merkezi bazı düzenlemelerini- bunların dayandığı değerleri kaybetmiş durumda: mesela milli eğitim, mesela ulusal sağlık sistemi, mesela hukuk sistemi. Eskisi iyi miydi tartışması başka ama şunu soralım, eskisi dağıtıldı mı? Dağıtıldı. Kim tarafından? Bu hükümetin temsil ettiği güçler tarafından. E ne yapacak yeni bir şey kuruyor, kurabiliyor, bunu gösteriyor, bunu yapıyorlar. Kürtaj cinayettir açılımının arkasında bu süreci görüyorum ben. Dolayısı ile egemenlerin sözcüsü durumundaki Başbakan her alanda en ileri sözünü söylüyor. Bu yüzden milleti ve değerlerini temsilen ve onu yeniden kurma iddiası olan kurucu bir dille konuşuyor. Başbakanın “kürtaj” açılımından sonra: Konu ile ilgili ilk yazısına Ali Bulaç “Kürtaj hak mı, cinayet mi?” diye başlık atmış ve lafa şöyle başlamıştı: Kürtaj konusunun gündeme gelmiş olması iyi oldu. Mevzii alanlarda ve zaman zaman tartışıla... Okumaya devam et >>

İzmir’in “Tenekeli Mahalle”si

490-250Handan Koç, Heyamola Yayınları’nın “izmirim serisi”‘nden yayınlanan Bizim Mahalle Teneke Mahalle‘nin yazarı Gönül İlhan ile “Romanlar anlatılmazsa, en güzel renklerinden birisi eksik kalacaktı çünkü İzmir’in ve de ‘izmirim Serisinin’ sözleriyle andığı Teneke Mahallesi hakkında konuştu. Röportaj Mesele dergisinin Ocak sayısında yayınlandı.

İzmir’in semtleriyle ilgili bir kitap dizisi yapmak nasıl bir fikir ve kimden çıktı?

Heyamola Yayınları’nın projesiydi bu. Önce, İstanbul’un 80 semtinin 80 yazar tarafından anlatıldığı “istanbulum” dizisi yayınlandı. Sonrasında, Ömer Asan ve Fergül Yücel’in bizi aramasıyla, İzmir’in semtleri için başladı aynı çalışma. 41 kitaptan oluşan “izmirim” serisinin yayınlanmasını, Trabzon’u anlatan 22 kitap izledi. Şimdi... Okumaya devam et >>