“Muhafazakârlığa Karşı Feminizm”: Düşmanı tanımak önemlidir

Express-132-735x1024Yazı hayatına 1987’de Feminist dergisiyle başlayan Handan Koç, yeni kitabı “Muhafazakârlığa Karşı Feminizm”de son on yılın iktidarına, benimsetilmeye çalışılan ahlâk anlayışına karşı el yükseltirken, Büyük Doğu’dan Sızıntı’ya, Gazali’den Said Nursi’ye geniş bir arşiv çalışmasıyla İslâm’ın kadına bakışını feminist bir adalet terazisine oturtuyor. Feminist dergisi nüshalarının 25. yıl vesilesiyle tıpkıbasımının editörlüğünü de üstlenen Handan Koç’la çeyrek yüzyılın muhasebesini yaparken bugünün temel ve acil sorularının şifrelerini de aradık. Express’in son sayısından naklen…

Feminist Dergisi’ni çıkardığınızda kaç yaşlarındaydınız?

Handan Koç: Dergide yer alanların çoğu ‘57-’61 kuşağıdır. 30 yaşından küçük, 20 yaşından biraz büyük kadınla... Okumaya devam et >>

2011 seçimleri öncesi feminist olmak

490-303Bu seçimlere ülkemizin siyasal tarihinin en karanlık dönemlerinden birini yasarken girdiğimizi söylemek abartı olur mu? Bence olmaz. En azından böyle ikiyüzlü ve ağır bir politik baskı mekanizması altında yaşandığını hiç hatırlamıyorum. Oysa 12 Eylül 1980 de 19 yaşında devrimci bir öğrenciydim. Durumu böyle görmenin bir analiz kıymeti yok bu özgürlükçü insanlar için malumu ilan etmek bence. Ama mizah dergileri dışında hiçbir büyük medya gücü bu despotizmi merkezine almıyor. Neden diye sorup düşünmek zorundayız.

Son üç yıl içinde geliştirilen terör suçlusu uygulamaları hükümet aleyhtarı olan pek çok kişiyi açıkça hedef aldı.  Ama daha fenası bu uygulamalar bu ülkede yasayan her turlu aykırı düşünce sahibi insanı tehdit ediyor . Son yıllarda televizyonlar, gazeteler ve sokaklar yeni iletişim araçlarının model ve t... Okumaya devam et >>

Taha Parla’nın sorusu veya kim korkar başörtüsünden?

f7Taha Parla  şöyle yazmisti:  ”Laik ve sosyalist kadinlara sormak istiyorum. Basortusunden korktugunuz kadar, Kemalist, milliyetci, anti-demokratik, anti-laik, kurum, kural ve uygulamalardan korkmuyor musunuz?” diye onemli bir soru sormus.

Ben ustume alinmıştım: .Kadinim,  sosyalistim ve laikim. Fazlasından bir de feminstim. Sorulunca düşündüm tesettürden korkar mıyım diye ? Elbette bunu önerenlerden şahsen korkarım. Peki diğer sayılanlar acaba neleri içeriyor diye düşünmek durumunda kaldım.  Kemalist milliyetçilerin  kadınların  günlük hayatı için en azından yazılı olarak buna benzer bir önerileri var mı?  Bu yaklaşımlar benim yazın kısa kollu bluz giyince işte bir dinsiz diye tasnif edilmeme neden olmaz herhalde.  Ya da anti-demokratik zihniyete sahip komşuları annemi  mayo ile denize girerken Allaha karşı suç işliyor diye itham etmez değil mi. Kemalizmin  eve gelen sucuyu başı a... Okumaya devam et >>

Evvel Temmuz’da Samandağ’da olmalı!

Evvel Temmuz Bayramını duydunuz mu hiç?: “Temmuz ayı dörtbin yıl öncesine kadar uzanan tarih içinde  hasadın yapıldığı ve bir sonraki hasat döneminin bereketli geçmesi için  şenliklerin yapıldığı bir ay olmuş. Tek tanrılı dinlere geçişten sonra bile bazı topluluklar bu geleneklerini devam ettirmişler. Türkiye’de yaşayan Arap halkı için çok önemli olan bu gelenek yakın zamana kadar  aynı heyecanla sürmüştür. Her yıl bu günlerde Samandağ sahilinde bulunan Hz. Hızır Türbesi ziyaret edilir, hayır duaları okunur; ardından çalgılar eşliğinde insanlar sabaha kadar eğlenilirdi. Tabii en yeni elbiseler önceden hazırlanır, sabahtan giyilirdi. Halkın yüreğindeki heyecanı sokakta yürüyünce hissedebilirdiniz. Biz çocukken “Temmuz” isimli bir şeyhin sokaktan geçeceğini sanarak kaldırım kenarlarında otururduk. “ İşte böyle anlatıyor, beni   Samandağ’a, her yıl düzenledikleri  temmuz festivalinin altıncısına  davet eden feminist Amargi dergisinden sevgili  Tülay Hatimoğulları, bu günün  kendileri için anlamını.

ABD ordusunun İskenderun  körfezi

13 temmuz’da  İs... Okumaya devam et >>