Oyuna gelmemek için (1977 – 1988)

Oyuna gelmemek için 1 (1977)

Anayasada yapılacak birtakım değişiklikler 12 Eylül’de bir referandumla halk oylamasına çıkacak. Bu tarih cuntanın otuzuncu yıldönümü. Otuz yıl malum zamanaşımı tarihi. Seksen öncesinde ve sonrasında da sol politikanın içinde yer almış bir kişi olarak bir günlük tutmak ve şu ya da bu şekilde bir yeniden değerlendirme noktasına gelmiş olan 12 Eylül sürecine göz atmak dileğindeyim. Böylece Türk siyasal hayatının baskıcı yapısına ezilenler ve yöneticiler arasındaki mücadele açısından bakmayı amatörce denemiş olacağım. Herkesin de Tayyip Erdoğan’ın gözyaşları ile sulandırmaya çalıştığı yakın tarihe, arkasına yığdığı zamanın sunduğu malzeme ile yeniden bakmasının yararı olacağını düşünüyorum. (Handan Koç)


Tarihi uzlaşmaz çıkar çelişkileri ile bölünmüş bir toplumu anlama çabası olarak gören bir solcu olarak aklım sorularla dolu. 12 Eylül ve sonrasında tesis edilen nizam bir gecede emir komuta zinciri içinde karar veren generallerin eseri olabilir mi? On iki Eylül ile içine oturtulduğumuz yeni düzeni anlamak ve kopm... Okumaya devam et >>

Futbol kadınlar için de futbol mu?

arjantin-maradona-kardeslerYazıya destek verenler

(SBF’Derli) Dursun, Sevgi, Necla, Mete, Yalçın, Hasan

İşte bir dünya kupası daha sona erdi. Bu oyunu seven bir feminist olarak üzgünüm. Sıcak yaz akşamları başlamasını iple çektiğim maçlar olmayacak artık.

Futbol iyi de…
Muhakkak birçok Türkiyeli insan bu kupa ile hiç ilgilenmedi. Çünkü ya bu oyunu ya bu kültürü sevmiyordu. Birçoğu işe ya imkânı olmadığı için ya da belki iş aramak, evi geçindirmek, belki maden göçüğünde kalan yakınlarını aramak ve belki de Hakkâri’deki sevdiklerinden haber almak telaşındayken dünya kupası ile hiç ilgilenmediler. Ama belki yine aynı kişiler birçok tatsız akşamlarını bir topun peşine takılmış yirmi iki delikanlının mücadelesini izleyerek biraz neşelendirdiler.

Öte yandan eminim ki bu maçlar b... Okumaya devam et >>

Ne demokrasi ne din kadınları kurtaramaz…

Ne demokrasi ne din kadınları kurtaramaz…

Hep onurdan yana özürlü Hülya Avşar’ın evliliği ve o kocaya benzemez adamın karısını kameralara karşı aldatıp durması hakkında konuşulacak değil ya, bu defa muhafazakar standartlarımıza uygun, üstelik milli görüşler arası gerçek bir evlilik basın ve yayın organlarının sayfalarını işgal ediverdi… On yedi yaşında evlendiği otuz beş yıldır evli kaldığı kocası kendisini dövünce soluğu karakolda alan Esma Ürün dünya aleme gösterdi ki kocası o istemediği halde başka bir kadınla aşk hayatı yaşamaktadır, o da karşı çıktığı için bilek güreşi şampiyonluğu olan Halil Bey onu dövmüştür. Kadın Kurtuluş Hareketinin yıllardır tavsiye ettiği bir şeyi gerçekleştirmişti Esma Ürün. Kol kırılmş yen içinde tutulmamıştı ve Esma Hanım gördüğü darp ve kötü muamele karışısında sessiz kalmadı. Kafasının üstünde iki santim morarma, sağ şakağının üstünde 2×3 cm.’lik çürüme, sağ el kemiğinin ortasında ezilme raporu ile başına gelenleri tespit ettirirken Esma Hanı... Okumaya devam et >>

İstiklal yenilenmese, paralar ezilmese!

istiklalİstiklal caddesi ve ona açılan sokaklarda yolların büyük granit taşlarla kaç liralık bir ihale çerçevesinde döşendiğini bilmiyoruz. Resmi rakamlar istenilse öğrenilir. Ama bu işten İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, Beyoğlu Belediyesi’nin ve Güçlü İnşaat firmasının ve onlara malzeme satanların nasıl yararlandıklarını tam olarak hiçbir zaman bilemeyeceğiz… Ceplere ne girdi, portföylere ne eklendi kimbilir! 1936 yılından beri Beyoğlu’nda olan Kelebek Korse mağazasının baba-oğul işleticilerine göre bu lüzumsuz değişikliklerin esnaflara verdiği zararı hesaplayan yok. Yol işinde çalşan içilerin gündeliği ise yirmi milyon. Hiçbir suistimal yapılmamş olsa bile, hiç kimse rüşvet almamş temiz çalışmş hatta zararına çalışmş olsa bile Beyoğlu’nda yolların neden yenilenmesi gerektiği sorusuna makul bir cevap bulmak zor.
Yapılan... Okumaya devam et >>

Arka sayfa güzeli şart mı?

esh_33126Özgürlükçü olmanın ölçütü insanların “cinsel obje” olarak kullanılmasını istemek midir? Erkekler görsel şevhet malzemesi olmaya başlarlarsa ilk alıcı gözle bakanlar yine erkekler olmaz mı?
Kadınların bedenleri üstündeki denetim kalksın, erkeklerini beğenip, seçebilsin, arzu duydukları için suçluluk duymasın istiyoruz. Bu yönde bir değişimin aracısı arka sayfa güzeli erkekler olabilir mi?
Siz gazetelerde arka sayfa güzeli olsun istiyor musunuz?
Ertuğrul Özkök geçenlerde :”Gazetelerde ‘arka sayfa güzeli’ alışkanlığına kızanlara kötü bir haberim var. Bu yeni eğilim medyada kadının cinsel obje olarak yüceltilmesine içerleyenleri de yakından ilgilendiriyor” diye yazdı. Haber şu: Milano moda günlerinin ardından erkek giysilerindeki yeni eğilimlere bakan Hürriyet yayın kuru... Okumaya devam et >>